KRİPTO PARALAR

Trader Psikolojisi: ABCD Günlüğü ile Sorunlarınızı Yönetin

Trader’lık veya yatırımcılıkla ilgili yönetilmesi gereken en zor şeyin psikoloji olduğu uzman veya uzman olmayan birçok kişi tarafından defalarca kez söylenmiştir. Ben de bireysel bir yatırımcı olarak piyasalarla 2021 yılında tanışmıştım ve o tarihten beri sayısız eğitime katıldım, birçok kitap okudum, bir sürü video izledim. Kendi deneyimlerimden yola çıktığımda da benzer şeyleri düşündüğümü söyleyebilirim. Temel veya teknik analiz kısmını gerekli çabayı gösterdikten sonra öyle ya da böyle herkes halledebiliyor.

Hiç kimse atomu keşfetmiyor, ortada olan modeller üzerinden işlemler almaya çalışıyor. Kimisi için bu süreç birkaç ay sürerken kimisi için bir yıla kadar uzayabiliyor. Fakat işlem almaya gelindiğinde kişiler öğrendikleri şeyleri uygulayamıyor. İşlem öncesinde, esnasında ya da sonrasında hissedilen açgözlülük, korku, kaygı, öfke gibi duygular; kişilerin sahip oldukları bilişsel yanlılıklar, market manipülasyonları, haberler ve daha nicesi kişilerin işlemlerini sağlıklı bir şekilde taşıyamamalarına ve psikolojilerini yönetememelerine yol açıyor. Konuyla ilişkili ‘Her Teknik Analiz Yöntemini Öğrenmek Zorunda mısınız?‘ başlıklı yazıma göz atabilirsiniz.

Bugünkü yazımda sizlere gerek traderlıkla gerekse gündelik hayat pratikleriyle ilgili birçok konuda tekrarlayan örüntülerinizi fark etmeniz ve bunları daha işlevsel olanlarla değiştirebilmeniz için Bilişsel Davranışçı Terapi ekolünde bulunan bir yöntemden bahsetmek istiyorum: ABCD Günlüğü. Bu yöntemi FOMO’dan lik olmaya, duygusal işlem almaktan aşırı işlem almaya kadar birçok farklı konuda kullanabilirsiniz.

Burada küçük bir parantez açarak ABCD günlüğünü, yalnızca trade süreçlerinizi değil, gündelik hayatta yaşadığınız sorunları fark etmek ve çözümlemek için de kullanabileceğinizi hatırlatmak isterim. Birçok kişi odağını yalnızca traderlıktaki performansını iyileştirmeye veriyor fakat eğer gündelik yaşamınızda mutlu ve huzurlu değilseniz bunun yansımalarını aldığınız işlemlerde de göreceksiniz. Çünkü zihinsel yük, bastırılmış duygular ve çözümlenmemiş problemler rasyonel düşünme ve karar alma süreçlerinizi doğrudan etkiler.

Daha detaylı bilgi almak için aşağıdaki videoya göz atabilirsiniz.

Duygu-Düşünce-Davranış İlişkisinin Yansımaları

Kısaca bahsetmek gerekirse Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) düşünce-duygu-davranış ilişkisini merkeze alan, yapılandırılmış ve kanıta dayalı bir psikoterapi ekolüdür. BDT’nin temel önermesi düşüncelerin, duyguların ve davranışların karşılıklı etkileşim halinde olduğudur. Eğer bunlardan birisini değiştirebilirsek diğerleri de değişmeye başlayacaktır. Yani bir olaya verdiğimiz tepkiler ve hissettiğimiz duygular, olayın kendisinden değil, ona dair bakış açımızdan ve onu nasıl yorumladığımızdan kaynaklanır.

Somutlaştıracak olursak bir olay yaşanır, ardından bir düşünce ortaya çıkar, bu düşünce duyguyu doğurur ve buradan hareketle davranışa geçilir. Son olarak sonuçla beraber tüm örüntü tamamlanmış olur.

Örneğin:

Fiyat, giriş noktanıza gelmeden yukarı gitmeye başladı (Olay)

Bu noktada:

  • “Acaba kaçırıyor muyum? Beni almadan gidecek gibi.” düşüncesi belirir (Düşünce)
  • Bunun sonucunda kişi kaygı, hayal kırıklığı, öfke gibi duygular hissedebilir (Duygu)
  • Fiyatı kaçırdığını düşünerek fiyata normalde girmeyeceği, anlamsız bir bölgeden dahil olur (Davranış)
  • Fiyat tekrar düşmeye başlar ve kişinin giriş noktasına hatta belki daha da aşağılara gider, daha büyük bir kayıp ortaya çıkar (Sonuç)

Bilişsel düşünme biçimimizi değiştirmek için etkili bir yol: ABCD Günlüğü

Bilişsel düşünme biçiminizi değiştirmek için en etkili yöntemlerden birisi ABCD Günlüğü (düşünce günlüğü olarak da bilinir) tutmaktır. Yöntemi uygulayabilmek için bir kâğıdı (ya da Excel dosyasını) 4 sütuna bölmelisiniz.

  • A sütununa ilgili düşünceye yol açan olayları ve durumları yazmalısınız (Activating Events). “Fiyat hareketi beni almadan yükseldi.”, “X fenomeni bu altcoinin 10x yapacağını söyledi.”, “Bugünü işlem almadan kapatmamalıyım, aksi takdirde boşa geçmiş bir gün olacak.” gibi durumlar örnek verilebilir. 
  • B sütununa ilgili olay veya durum hakkındaki inançlarınızı ve düşüncelerinizi yazmanız gerekmektedir (Beliefs). “Herkes dahil olabildi, ben olamadım ve hep böyle olacak, para kazanamayacağım, başaramayacağım, her hareketi kaçıracağım”, “Esnek hesaptan kredi çekip 2x yapınca yarısını satsam pozu maliyetsiz taşıyabilirim”, “Paramın tamamını atarsam daha çok kazanabilirim.” gibi düşünceler ve inançlar belirebilir.
  • C sütununa negatif düşünce ve inançlarınızın sonuçlarını yazmanız gerekmektedir (Consequences of Negative Thinking). Anlık duygu durumunuzu, düşünce biçiminizi ve davranışlarınızı nasıl etkiliyor? Trade davranışlarınıza veya risk yönetiminize etkisi ne? Bakiyenizi nasıl etkiledi? “Çok üzgünüm, kızgınım, öfkeliyim”, “Hızlıca fiyata dahil olmalıyım yoksa kaçıracağım.”, “Fiyat nerede olursa olsun atlamalıyım.”, “Bu sefer kaçırdım ama bir dahakine emir seviyelerimi daha da yukarılara koyacağım.” gibi sonuçları doğurabilir (Konuyla ilişkili yazım için: https://www.coinkolik.com/ya-kacarsa-ve-bir-daha-ayni-bolgeye-gelmezse/).
  • D sütununda ise negatif düşünme biçiminizle tartışmanız gerekmektedir (Disputation). Kendinizle bir arkadaşınıza tavsiye veriyormuş gibi konuşabilirsiniz. Sizin yerinize bir arkadaşınızın olduğunu ve içerisinde bulunduğunuz durumda sizin düşündüklerinizi düşündüğünü söylediğinde ona ne söylerdiniz? Misal;
    • “Hayatındaki tek fırsat bu olamaz, market senden önce de senden sonra da sayısız fırsat sunacak.”
    • “Bu giriş noktasını kaçırmış olabilirsin ama doğru tahmin edebildin yani bundan sonrakileri de doğru tahmin edebilecek beceriye sahipsin”
    • “Paranın hepsini tek bir altcoine atmak yerine birkaç farklı pariteye atarsan biri yükselse bile diğerlerini toplayabilir.”
    • “Ya işler istediğin gibi gitmezse ne yapacaksın? İhtiyacın olan parayla işlem almak duygusal işlem almana yol açacak, kaybını da telafi etmeye çalışacağın bir döngüye sokacak.” gibi öneriler verilebilir.

Daha fazla bilgi için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Kayıpları azaltmak ve hatalarla daha iyi başa çıkabilmek için ne yapmalıyız?

Temel mantık, tıpkı trade günlüklerimizde olduğu gibi, tekrarlayan örüntüleri fark etmek ve sahip olduğumuz düşünce yapısının nasıl sonuçlara yol açtığını keşfetmektir. Bu konuyu ‘Disiplin Hafıza ve Basarı: Trade Günlüğü Üzerine’ yazımda ele almıştım. Aynı şeyleri yapmaya devam ederek farklı sonuçlar bekleyemezsiniz. Bu nedenle farkındalık kazanmak tek başına yeterli değildir; bu farkındalıkların mutlaka eyleme de dönüşmesi gerekir. “Eylemsiz farkındalık pişmanlıktır” derler; çünkü doğru olanı bir kez fark ettikten sonra harekete geçilmeyen her an yeni bir “keşke” yaratır.

ABCD günlüğüyle temel amacımız, düşünce yapımızın yol açtığı sonuçları görünür kılmak; ardından daha işlevsel düşüncelerle yer değiştirerek yeni çözümleri uygulamaya başlamak ve mevcut örüntüyü kırmaktır. Olumsuz ya da tekrarlayan düşünceleri tamamen yok edebileceğimizi söylemek gerçekçi olmaz; ancak onlara dikkatimizi verip vermemek büyük ölçüde bizim kontrolümüzdedir. 

Farklı yazılarda da -örneğin ‘Alışkanlıkların Trader Üzerindeki Etkisi‘- çeşitli uygulama önerilerinde bulundum; aslında tüm bu çalışmaların ortak amacı yeni bir alışkanlık örüntüsü oluşturmaktı. Başlangıçta bu uygulamalar anlamsız, saçma ya da işe yaramıyormuş gibi gelebilir; ancak pratik ettikçe etkilerini ve faydasını daha net göreceksiniz.

Psikolojik değişimler, duyguların eşlik ettiği ve sonuçların fark edildiği tekrarlı davranışlarla mümkündür. Bir davranışı tekrar ettikçe, beyninizdeki nöral yollar yeniden şekillenmeye ve güçlenmeye başlar. Tıpkı aynı yapıyla tekrar tekrar işlem aldığınızda bir süre sonra sürecin otomatikleşmesi gibi, psikolojiye yönelik uygulamalar da zamanla otomatik hâle gelir; böylece daha sağlıklı bir düşünceyle zinciri başlatabilirsiniz.

İleri Okumalar, Yararlanılan Kaynaklar ve Öneriler

  • Dr. David Burns, İyi Hissetmek
  • Türkçapar, M. H., & Sargın, A. E. (2012). Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler: Tarihçe ve Gelişim, Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi, 1(1), 7-14.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu