KRİPTO PARALAR

Binance krizi Türkiye gündeminde: Borsa, globale veri taşıyan bir vitrin mi?

Kripto ekosisteminde Binance’a yönelik tepkilerin yeniden alevlenmesinin ardından piyasalarda artan şeffaflık talebi, borsaların çalışma yapılarını gündeme taşıdı. Yapılan teknik ve mevzuat incelemeleri, Binance TR’nin Türkiye’de gerçekleştirilen işlemlere ait gelirlerinin yurt dışında doğduğu ve verilerin yurt dışına taşındığı iddialarını beraberinde getiriyor.

Kripto para piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeler, trader’ların kullandıkları platformların teknik altyapısını ve hukuki statüsünü daha fazla sorgulamasına neden oldu. Özellikle yerel borsa kimliğiyle hizmet veren global platformların, merkezleriyle entegrasyon düzeyi, varlık güvenliği açısından kritik bir önem taşıyor.

Son dönemde şeffaflık krizleriyle gündeme gelen Binance ise bu sorgulamaların odağında yer alıyor. Kullanıcılar, Binance’ın global yapılanması ve Türkiye ayağı arasındaki operasyonel ilişki üzerinden borsanın hukuka uygunluğunu tartışıyor.

Vergi ve rekabet boyutu

Binance TR’nin, işlemleri teknik olarak Binance Global sistemine yönlendiren bir arayüz gibi çalıştığı yönündeki bulgular, vergi boyutunu tartışmaların merkezine taşıyor. İşlemlerin yurt dışında eşleşmesine bağlı olarak komisyon gelirlerinin nerede tahakkuk ettiği tartışma konuları arasında yer alıyor.

Global platformun Türkiye’deki gelir modelini mercek altına alan bazı kullanıcılar, Türk kullanıcıların borsaya yatırdığı TL ile yapılan işlemlerden doğan komisyon gelirlerinin Türkiye’de vergilendirilmesi gerektiğini, ancak mevcut yapıya bağlı olarak bu kazançların yurt dışında tahakkuk ediyor olabileceğine dikkat çekiyor. Kullanıcılar tarafından sosyal medyada tartışmaya açılan bu durum, hem kurumlar vergisi hem de transfer fiyatlandırması açısından riskli bir tablo ortaya koyuyor.

Ayrıca, Türkiye’deki diğer yerel borsalar kendi iç likiditeleriyle rekabet etmeye çalışırken, Binance TR’nin global likiditeyi kullanması, piyasada eşit rekabet koşullarını zorlayan bir durum yarattığı ise gündeme taşınan başlıklar arasında yer alıyor.

Yerel arayüz, global altyapı

Binance TR, kullanıcılarına Türkiye kanunlarına tabi bir şirket görünümü sunsa da, teknik işleyişin arka planı farklı bir tablo ortaya koyuyor. İncelemelere göre, platformun kendine ait bağımsız bir emir defteri veya fiyat eşleşme motoru bulunmuyor.

Türkiye’deki bir kullanıcının verdiği alım veya satım emrinin, teknik olarak Türkiye’deki sunucularda değil, Binance Global’in uluslararası eşleşme motorunda işleme alındığı ifade ediliyor. İşlemlerin gerçekleşmesini sağlayan likiditenin, Türkiye havuzundan değil, global havuzdan sağlandığı; kullanıcı arayüzü Türkçe ve yerel olsa da, finansal işlemin yurt dışında gerçekleştiği belirtiliyor. Bu durum, Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatı açısından izinsiz sermaye piyasası faaliyeti tartışmalarını gündeme getiriyor.

Varlık saklama: ‘Omnibus’ cüzdan yapısı

Trader’ların en hassas olduğu konu olan varlık güvenliği noktasında ise fonların saklanma yöntemine dikkat çekiliyor. Veriler, kullanıcıların Binance TR hesaplarında gördükleri kripto varlıkların, bireysel olarak ayrıştırılmış yerel cüzdanlarda değil, Binance Global’in kontrolündeki Omnibus Wallet yapılarında tutulduğunu gösteriyor.

Bu yapı, kullanıcı bakiyelerinin blokzincir üzerinde birebir takip edilmesini zorlaştırırken, varlıkların hukuki statüsünü de karmaşık hale getiriyor. Olası bir uluslararası anlaşmazlık veya küresel bir erişim sorununda, Türk kullanıcıların varlıklarının hangi ülke hukukuna göre korunacağı belirsizliğini koruyor.

10 Ekim’de yaşanan volatilite ve sonrasındaki süreç, yatırımcılar için “kullandığım borsa nerede?” sorusunu “param aslında nerede?” sorusuna dönüştürmüş durumda. Finansal otoritelerin ve düzenleyici kurumların, bu iç içe geçmiş yapıyı nasıl tanımlayacağı ve denetleyeceği, önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu