Trader Psikolojisi: Kayıplarla Başa Çıkma ve Dayanıklılık

Piyasalar da hayat gibi belirsizlikler, kayıplar ve stresli anlarla doludur. Bu nedenle piyasada başarılı olmak, yalnızca teknik ve temel analiz bilgisine sahip olmakla ölçülmez; kayıplar karşısında dirayetli kalabilmek, stresle başa çıkabilmek ve esnek düşünebilmek de başarıyı belirler. Önemli olan, zaman zaman gardınız düşse de, kendinizi toparlayıp yolunuza devam edebilmektir. Trader psikolojisi odağındaki serimizin son yazısında, Aziz ve Baehr’in psikolojik sağlamlığı artırmaya yönelik önerilerini ele almaya devam ediyoruz.
Kayıplardan Toparlanmayı Öğrenmek
Hayatın her alanında ve her aşamasında kayıp yaşamak mümkündür. Dolayısıyla, kayıplardan hiçbir zaman kaçamayacağınızı; iş hayatında, trade süreçlerinde, arkadaşlık ilişkilerinizde veya romantik ilişkilerinizde bu durumlarla karşılaşacağınızı unutmamalısınız. Bu nedenle, kötü deneyimlerden nasıl sıyrılacağınızı, kendinizi hızlıca toparlayıp tekrar devam edebileceğinizi çözmeniz gerekmektedir.
Bazıları için çözüm, arkadaşlarıyla veya sevdikleriyle yaşadıklarını paylaşmak olabilir; bazıları içinse düzenli koşmak veya başka bir aktiviteyle kafasını rahatlatmak. Önemli olan, size iyi gelen yöntemleri belirlemek ve kayıplardan sonra kendinizi toparlamak için bunları kullanabilmektir. Henüz büyük bir kayıp yaşamadan önce -o anda stresli ve kaygılı olacağınızı, bundan dolayı da sağlıklı düşünemeyecebileceğinizi varsayarsak- bu yöntemleri önceden tasarlamak ve netleştirmek, daha akılcı ve etkili bir yaklaşım sağlar.
Doğaçlama Yapabilmek
Psikolojik sağlamlığı yüksek olan kişiler, belirsizlikler karşısında paniklemek yerine uyum sağlarlar. Ellerindeki kaynaklar sınırlı olsa bile, o kaynaklarla yetinerek yaratıcı şekilde kullanabilirler. Sahip oldukları bilgi, beceri ve deneyimleri tek bir alana sıkıştırmak yerine, çok boyutlu düşünerek harmanlarlar.
Somut bir örneği kendi üzerimden verebilirim. Ben bir sosyal psikoloğum. Başlangıçta yalnızca trade atarken, bir gün “Neden kendi alanımı da bu işe dahil etmiyorum?” diye düşündüm. Bu küçük içgörü, bana tamamen yeni bir kapı açtı: trade ve yatırımcı psikolojisi üzerine içerikler üretmeye başladım. Şu anda sevdiğim iki alanı, akademik bilgi birikimimle finansal piyasalara dair deneyimlerimi, harmanladığım bir iş yapıyorum. Bu sürecin bana kazandırdığı şey yalnızca yeni bir alan değil, aynı zamanda esneklik ve dayanıklılık oldu. Bir gün tüm bakiyemi sıfırlasam bile, kendime alternatif bir yol yaratmış oldum. Bu alan üzerinden sabit bir gelir oluşturup yeniden birikim yaparak piyasaya dönmem mümkün. Psikolojik sağlamlık dediğimiz şey de tam olarak bu duruma karşılık gelmektedir: Kaybetsen bile koşullara göre esneyip yeniden şekillenebilmek ve devam edebilme gücünü kendinde bulabilmek.
Fiyat hareketlerini tek yönlü değil, çift yönlü okumaya başlamak

Mike Tyson’ın ünlü bir sözü vardır: İlk yumruğu yiyene kadar herkesin bir planı vardır. Bu söz, özellikle traderlık ve yatırımcılık dünyası için mükemmel bir metafordur. Çünkü piyasa, hiçbir zaman tamamen öngörülebilir değildir. Marketi okumaya çalışırken birçok beklenmedik hareketle karşılaşabileceğiniz için kendinize alternatif planlar oluşturmalı, işlem alırken tek yönlü değil çift yönlü bakmayı öğrenmeye çalışmalısınız. Örneğin bazı traderlar “Fiyat kendisini X seviyesinin üzerine atarsa longlayacağım; güçsüzlük emareleri verip altında kapanış yaparsa shortlayacağım.” dediğinde insanlar tepki gösterebiliyor. Halbuki bu kişilerin yaptığı şey, kendilerine alternatif planlar yaratarak markette jonglörlük yapmaktır. Alternatif planlarınızın olması, o an daha net tepkiler verebilmenize ve koşullara göre hareket edebilmenize yardımcı olur.
Kriz anlarında veya flash crash dönemlerinde birçok kişinin tepkisiz kalması ya da panik satışları yapmasının en büyük nedenlerinden biri de budur. Alternatif planı olmayan kişi, beklenmedik durumlarda felce uğrar; ne yapacağını bilemez, paniğe kapılır. Oysa esnek düşünebilen, senaryolarını çeşitlendiren ve her olasılığa hazırlıklı olan trader, ringde yumruğu yese bile dengesini korumayı ve yeniden kalkabilmeyi başarır.
“Trade kariyerinizde, gündelik hayatınızdan daha disiplinli olamazsınız.”
Dr. Brett Steenbarger
Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur
Aktif bir yaşam tarzı, zihninizi berrak tutmanıza yardımcı olur. Spor, egzersiz, sağlıklı beslenme ve düzenli uykunun birçok faydası bulunmaktadır. Öncelikle kendinizi daha dinç ve enerjik hissedersiniz. Dürtüsel davranma olasılığınız azalır, dikkatinizi daha iyi toparlayabilir ve odaklanma sürenizi artırabilirsiniz. Vücudunuza daha fazla oksijen girer, kan akışı ve hormon seviyeleriniz düzenlenir. Algınız açılır, marketi daha iyi okuyabilir ve olayları daha geniş bir perspektiften değerlendirebilirsiniz.
Ayrıca, yalnızca markete odaklanmak yerine farklı uğraşlarınız ve ilgi alanlarınızın olması, mola vermeniz ve dinlenmeniz, daha doğru hamleler yapabilmenizi sağlar. Sürekli marketle ilgilenmek zamanla körlüğe yol açabilir; bazen daha iyi görebilmek için bir adım geriden bakmak gerekir. İşlem almak ve kazanmaya başlamak, dopamin kaynaklı bir bağımlılık örüntüsü oluşturabileceği için, farklı alışkanlıklar edinmek, sürekli işlem yapma isteğinin önüne geçmeye de yardımcı olur.
Steenbarger’in sözünden hareketle, tıpkı “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” mottosu gibi, disiplinli bir trader olabilmek için gündelik hayatımızda da disiplinli olmayı öğrenmemiz gerekmektedir.
Nike’a göre başarılı ve rekabetçi bir sporcu olabilmek için beş temel boyuta odaklanmak gerekir: Hareket, Farkındalık, İyileşme, Beslenme ve Uyku. Traderlık da tıpkı spor gibi yüksek düzeyde odaklanma, performans ve çaba gerektirir. Dolayısıyla Aziz ve Baehr’e göre, traderlıkta başarılı olabilmek için odaklanılması gereken beş temel boyut bulunmaktadır: Teknik Bilgi, Günlük Tutma, Farkındalık, Beslenme ve Uyku.
Özetle, trade süreçleriyle birlikte yalnızca başarılı bir trader olmayı değil; aynı zamanda öz disiplin, psikolojik dayanıklılık, süreç odaklılık ve duygusal denge gibi birçok beceriyi de kazanırsınız. Bu becerilerin yalnızca trade hayatınızda değil, gündelik hayatınızda da önemli beceriler olduğunu ve gündelik hayatınızı da pozitif etkileyeceğini unutmamalısınız.




